Free songs

Bize ulaşabilirsiniz +(0224) 452 1359

%100 Düşünce Gücü

Psk. Burak Şenyurt 10 Şubat 2015 Genel
0
5

%100 Düşünce Gücü

HER ŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR

Psikojenez (düşünce + başlangıç), “her şey düşüncede başlar” demektir. Başlangıçta Düşünce, cenneti ve dünyayı yarattı. Düşünce her şeydir. Hayatı oluşturan şeyler, Düşünce’nin sürekli değişken kreasyonlarıdır. Bu sizi şaşırtıyor mu? Bir düşünün, çevrenizde gördüğünüz her şey önce bir fikirdi. Her birimiz Evrensel Zekâ’nın birer fikrî ürünüyüz. Kendimizi hayattan ayrı düşünebiliriz fakat aslında okyanustaki bir damlanın denizin parçası olduğu kadar biz de bir Düşünce’nin parçalarıyız.

Dünya ve içerdiği her şey düşüncenin ürünüdür. Fiziksel evren, Düşünce’de yer alan şeylerin can çekişen kanıtı, son parıltılarıdır. İnsanların gerçek dedikleri şey Psikojenez ile yani Düşünce’nin görünmeyen dünyasında başlamış olmalı. İster hoşlanalım ister hoşlanmayalım yaşadığımız dünya zihinsel bir dünyadır.

Kullandığımız otomobil, yaşadığımız ev, oturduğumuz sandalye, önceleri bir düşünceden ibaretti. Hepsi önce Düşünce’de oluşturuldu ve Düşünce’nin yaratıcı sürecinin ürünü olarak gerçekleşti.

“Fakat,” diyorsunuz, “bedenime ne demeli? Penceremden gördüğüm ağaca ne demeli? Onları ben düşünmedim. Onlar var olmadan önce aklımda değillerdi.”

DÜŞÜNCE SONSUZDUR

Düşünce’nin insan beyniyle sınırlı olduğunu düşünmek yanıltır bizi. İnsan beyni, Düşünce’nin bir aracıdır yalnızca. Evrenin sıralı düzenlenişi, evrensel bir zekânın varlığının kanıtıdır. Atomlarda var olan bu zekâ, hayatın her bölümünde, evrenin sonsuzluğuna doğru tekrar tekrar üretilir. Bu zekânın var olmadığı hiçbir yer yoktur. Her şey Düşünce’dir ve Düşünce’nin ürünüdür.

Karasineği kendisini tımar ederken izlediniz mi hiç? Büyüleyici bir şeydir. Küçük, ince bacaklarını kaldırır ve kanatlarının üstüne yerleştirir. Bacağındaki kıllar yumuşak bir fırça vazifesi görür. İncecik kanatlarını tekrar tekrar okşar. Bir toz parçası bile bu zarif kanatların hareketini engelleyebilir. Kanatların fırçalanması sineğin hayatında çok önemli bir olay olmalı. Anne sinekler acaba çocuklarına kanatlarını böyle özene bezene parlatmayı öğretir mi? Bu tımar işlemini ilk sineğe kim öğretti peki? Karışık aerodinamik sistemi ve yeşil kanatları ile o önemsiz karasineğe kadar her şeyi Düşünce plânladı! Tüm bunların ardında Yüce bir Zekâ olmalı; hayatın her zerresine nüfuz eden, her şeyi bilen bir Akıl.
İnsan bedeninin çeşitli faaliyetlerindeki bu kusursuz dengeyi başka türlü nasıl açıklayabilirsiniz? Organlar, salgı bezleri ve bedenin çeşitli fonksiyonları birbirine öylesine mükemmel bağlanmış ki iyi çalışmayan bir salgı bezinin yerini bir başkası alabiliyor; bedenimiz tehlike anında istemimiz dışında gerekeni yapabiliyor ya da onu yanlış kullandığımızda telafi edebiliyor. Yüce Mühendis işini bu denli ustaca yapmış. Bedenimizle karşılaştırılabilecek bir makine yapılabildi mi şimdiye dek? Hayır, asla. İnsanoğlu, tek bir unsur yüzünden bugüne dek kendi yerini alabilecek bir robot yaratamadı. Bu Evrensel Zekâ’nın birbirine bağlama eylemidir.

Evrenin bu karmaşık modelini inceleyen insan kendi kendisine “Tüm bunların bir Yüce Zekâ’nın eseri olmadığına nasıl inanabilirim?” diye sormak zorundadır. Bu Yüce Zekâ’yı yarattıklarından ayrı nasıl düşünebiliriz? Zaten kusursuz olan bu mucizevi hayatın modelini değiştirmeye ve geliştirmeye çalışmak insanların büyük yanılgısıdır.

Psikolog, Kişisel Gelişim ve NLP Uzmanı Burak ŞENYURT